Dalgaları İçiyorum

Dalgaları içiyorum; Sonsuz Kum taneleri, Okşayan Bir meltem.. Dalgaları içiyorum; Uğultusundan İçeri Girerken.. Dalgaları içiyorum; Her yer Sendin Eskiden, Yokluğun Evren.. Dalgaları içiyorum; Gelmeyeceğini, Gelmeyeceğimi Her zamankinden İ y i Anlarken..

Hürriyet

Birini sevsem, Koynuna girmek İstemem Birini sevsem, Yazmak İsterim Ona Zihnimin çemberini, Kalbimin yumruğunu, Olup olamadığım Görüp göremediğim Her şeyi Açmak.. Birini sevsem, Söylemezdim Eskiden Birini sevsem, Bir mahkumun Çentikleri gibi Çizilirdi Kalbim Biriyle değil de Kelamıyla sevişmek Benim hürriyetim

Yol

Bir yol yürüyorum, Bir yol… Yalnız çıkıyorum, Bir türlü y a l n ı z kalamıyorum..! Birini bıraksam, Bir başkasını İlle de Y o l d a ş yapıyorum Yoldaşlarım yük, Yüklerim Yoldaş oluyor Bana Kimi bilmiyor -yolu Kimi bilmiyor -beni Hem yolu Hem beni bileni Ben de bilirdim İyi..

İlle de Mısra!

Ne vakit Karışsam, Ne vakit, Çözmek istesem.. Ne vakit Anlatmak istesem; Henüz kendim bile Anlamıyorken.. Sana sarılıyorum “ M ı s r a ” Sonra bir altındakine, Sonra bir altındakine.. Cümleler kursam; Zihnimin kalabalığı, Yüreğimin ağırlığı, Derbeder ediyor sanki Tüm paragrafı… Oysa öyle özgürüm ki Senle Ve sende…

Yakın

Uzaklara doydum, Evime Döndüm.. Hep dışarda, Hep uzakta sandığım Mutluluğu İçimde Buldum! Dışarda gördüğüm Işığa; Bugün aniden Rastlayıverdim İ ç e r d e..

Cisim

Cisimlerin Dili vardır; Baktıysan eğer, Gözünde sevmenin ışığıyla, Başlar senle konuşmaya.. An gelir, Gözlerinden yayılan O ışığı, Tüm varlığıyla Yansıtır sana.. Bir bir anlatır, Tek kişilik anılarını..

Yaş’ların

Yaşayamadığı Y a ş l a r ı vardır İnsanın Kiminin az, Kiminin çok.. Bir gün gelir, Taşar özünden Mahrum kaldığın Y a ş ı n Gel bak der Tadıma, Yavaş yavaş çiğne, Sakın acele etme.. Tadı kalsın Damağında Sev der, Gez der, “Hür” der -Olamazsın Ya sen.. Bir yerlere Bağlan, Dur der..

Sokak Lambası

Yalnızlığın ve varoluşun En sevdiğim tasviri Gece vakti, Altından damlayan Yağmurun seyri Tek bir insanın İçine akan, Onu besleyen Ve arındıran, Gözyaşları gibi

Bir fincan kahve

Bir masa Hayalimde, Denize bakıyor.. Üstünde İki fincan Kahve Ben solda, Sen sağda Oturuyoruz Öyle çok Konuşmuyoruz da, Çözmüşüz meseleyi Yalnızca Seyir hali.. Değişiyorsun Sen.. Bir gün kalkıp, Gidiyorsun yerinden

Bir Çıplak Ağaç

Bir gövdeden çıkan Onlarca kıvrım; Tek bir insan, Koca bir insanlık gibi.. Ayrışarak bir olan, Bir olarak ayrışan İnsanlar gibi Dalları çıplak Sere serpe ağaçlar.. Konuşuyor benimle, Sevgililerin bile Bilmediği bir dille