


Ölü’m
Yol güzel, Varışlarından Aşk güzel, Kavuşmaktan Ölüm büyük, Yaşamaktan Ve sen güzeldin; Ben varmadan..

Bir sokak, iki kişi
Elimden değil; ruhumdan çekip tutan uzuvların olmalıydı Yoktu ama Yoktun sen.

Yeni Tanışmış İki Kadın
Bu kadar özel hissedebileceğim hiç aklıma gelmemişti… Pandemi koşullarında, hele ki yaş kemale ermişken doğumgünü beklediğimiz yoktu elbette. Her ne kadar, insanın özel günü...

Hep
Sen hiç Dalga oldun mu? Yüklenip moleküllerini Karaya vurdun mu.. Sen hiç Kendin oldun mu.. Yüklenip sorularını Hayata vurdun mu?

Yok’sun
İnsan eksikmiş sevdiğim Gün oldu, cebimdeki beş kuruş yetti Ama kelimeler; şu başını, sonunu hecesini, esini ortasını, sesini bizzat uydurduğumuz kelimeler yetmedi.. Katmerli bir yoksunluk sana gelişim, seni yazışım Bağışla; beni, kelimelerimi, bir de kendini.. O da hiç sevemediğin için beni

Sevme
Dokunmam için sevmem gerekti Sevmen için dokunman.. Ezelden beri Vardı bu fark Ebedi oldu Bitti

Pardon!
Siz görmezsiniz havadaki bağları Kargaların konmadığı telleri.. Birilerinin çalmadığı sesleri, esleri.. Görmezsiniz Duymazsınız.. Ben duyarım İyi mi Kötü mü Bilmem İstesem İstemesem, yine de görürür yine de duyarım ben

Satürn
Zehirli otlarla dolu Geçmişin bahçesi Yine de Her seferinde Dönüp, Girmek istedi.. Bitmedi Bitiremedi Dolsa da Çilesi Aslında Ne Alice, Ne Gretel Kendisi.. Yalnızca Kafası karışık Bir anlam Mücadelesi

Sazlıklar Nehire Serzenişte
Engin bir deniz değilsin Beni içine hapsettin Yine de sevdim, Ama boynumu büktüm.. Bütün hüznüm sensin