“To god, who created the universe through his love…”

Signals & Systems – Lisans Ders Kitabı Önsözü

Kutsal kitaplardan daha vurucu gelmişti bana şu bir cümlelik ithaf. Bir mühendise, akademik ders kitabı önsözü olarak bunu yazdırıyorsa, sevgi çok kutsal bir şey olmalı diye düşünmüştüm:
Güçlü, görünmez ama gerçek!

Yaş 19-20. Kaleme sarıldım, fiyakalı bir el yazısıyla minik bir kağıda geçirip, varlığımın en süslü kanıtı olarak gördüğüm panoma astım. Yıllarca durdu, kıyıp atamadım.

Evet, varlığın sebebi sevgi olmalıydı; bizi sevdiği için, sevgisinden yarattı. Sevgisini kattı. Biraz şüphe girdi aramıza ama halen çok seviyorum. Umarım affedersin tanrım.

Sevgi iyi hoş da, onu nasıl yaşayacağımızı öğretmiyorlar hiçbir yerde. Hayatı nasıl yaşayacağımızı öğretmedikleri gibi. Ayak üstü, ekmek arası sandviçlerle besliyorlar; hem üst küreyi hem iç küreyi.

Renk renk ve farklı formlarda olabileceğini mesela, anlatmıyorlar… Sevginin sahiplenmek değil özgür kılmak olduğunu. Tek bir kaynaktan tek bir kaynağa akması gerekmediğini, asla söylemiyorlar.

Aşk Big Bang; büyük patlama.
Sevgi
canlılığın devamı; hayat veren, hayatta tutan.

Aşk koklamak için çiçeği kopartmayı göze alan.
Sevgi dalında koklayan; ömrü uzun olsun deyip, gitmesi gerekiyorsa giden.

Aşk oyuncağa sahip olmak isteyen huysuz çocuk. Yokluğu kabul etmeyi bilmeyen.
Sevgi
uzakta mutluysa uzakta kalsın, yakında mutluysa ne ala diyen bilge kadın.

Sevgi;
Öfkeyi, yargıyı, hak mücadelesini bastırarak değil, anlayarak susturan.
Onun da ötekini seçmeye, gitmeye, benden farklı olmaya hakkı var diyen.
Kendini iyileştiren, iyileştirici olan.

sevgi bu yazıyı yazdıran
sevgi aşkın mirası;
ölmeyen,
öldürmeyen

Niklas Paschburg’la tanışın, pişman olmayacaksınız..