
Büyülü Ağaç
ağaç değil bir ağacın köküyüm ben kıvrım kıvrım sarmaya bayılır toprağını ağaç değil bir ağacın bağıyım ben ne kadar çok o kadar iyi ne kadar uzak o kadar güçlü

ağaç değil bir ağacın köküyüm ben kıvrım kıvrım sarmaya bayılır toprağını ağaç değil bir ağacın bağıyım ben ne kadar çok o kadar iyi ne kadar uzak o kadar güçlü

bir denklem olsa hayatım çok bilinmeyenli sol tarafa koysam hepinizi ortaya eşitliği sağ tarafa ittirilmiş gibi olurdum bi' başıma sanki

Ben hüznü eylülde değil “haziranda” yaşıyorum. Haklısınız, ben de bir hoşum! Kış çocuğuyum ama, fikirlerde ve duygularda olduğu gibi mevsimlerde de özgürlüğü seviyorum. Hepsinin...

üç lamba üç benmişim Necati x, y, z biri sen olmayan gece yürüyüşleri baki kulağımda evrensel senfoni zihnimdeki soruların zehrini damıtıyor ayağımdaki adımlar seri

arıya bal yapmayı ben öğretemem sana sevmeyi hatırlıyorum bazen duyabildiğin anları beni acıydı eskiden hatıra düşündüm tarttım biçtim o tadı anıya ben vermiştim

her şey anlamsız olduğunda -ki saf hali- yazmak istiyorum Necati beni duymayan varlığına fısıldamak ama sen işitmezsin Necati civayı kalbi tanımazsın

bu bir meydan okuma tüm tabiata ve varoluşa bile bile ölmek öldürmek ve gömülmek hiç tanımadığın bir sonsuza

belki de isyan reddetme gücüne sahip olduğun anda kabul edebilmek hepsini reddin içindeki kabul kabulün içindeki red mi çok sevdim mesela sen izin vermiyorken dahi

bir kanadımı kırdılar ötekini ben kopardım tutsak kalsın kendime özgürlük bilmesin varlığım

Kepenkleri kapanmış zihnimin bir bir açmaya çalıştığım tozlanmış eskimiş kararmış düşünlerim koşup oynayacakken fikirler tutsak kalmış